dosya : aramızda müzik var

     trt hakkında söyleyebileceğim en büyük övgü kesinlikle; "trt 2" isimli kanalları. evet eskiden de vardı böyle bir kanal, sonra kapattılar ve seneler sonra yeni bir konsept ile tekrar açtılar. kanalın bütün derdi sanat gerçekten. ciddi ciddi gün boyu sanatsal programlar yayınlıyorlar. elbette araya serptikleri tasavvuf adı altındaki dini programlar niyetlerini belli etse de, gerçekten bazı yönleriyle çok farklı hissettiriyor. ısparta günlerimde, televizyonda sık sık durdururdum trt 2 kanalını. 

    yabancı sinema konusundaki güzel seçimler gerçekten çok güzeldi. mesela bir akşam bir yunan filmi izliyordum, başka bir akşam danimarka sinemasından bir film denk geliyordu, başka bir akşam ise bangladeş sineması... bu çeşitlilik aslında yerli sinemalara karşı bakış açımı da biraz düzeltmişti. daha evrensel şeyler seyretmeyi seven birisiyim nihayetinde, ancak bir ülkenin kendi sineması aslında o ülkeyi tanımaya dair çok şey ifade ediyormuş. bir anda normal bir konuyu izlerken, aslında çok farklı bir kültürün davranışlarını gözetebiliyorsun. yaptıkları minimal sansür çok rahatsız etmiyor elbette. ben bu konuda beğeniyorum gece ansızın yayınlanan filmleri. 

    bir başka numaraları da, sanatın tüm yönlerine yönelik programlar yapmaları. mesela bir "ebru" programı izliyordum, hemen peşinde bir "heykeltıraş" programı başlıyordu. müzik ve sinemadan ibaret olmayan sanki gurmesine de hitap eden şeyler vardı. her şeyi sevmesem de, çok kısa bir an için bile olsa bazı şeyler hakkında fikir edinmek harika oluyordu. 

    bugün bahsedeceğim bir program aslında. çünkü inanılmaz gelmişti bana bu program. ismi; "aramızda müzik var". mfö'deki fuat, yani fuat güner'in programı. kendisi bir ülkeye seyahat ediyor ve orada bir müzik grubuyla veya müzisyenle buluşuyor. biraz sohbet falan ediyorlar ve ardından bir performans yapıyorlar. fuat hoca'nın gittiği yerlerde ingilizce ve fransızca sohbete girmesi büyük meziyet. üstüne bu buluşmalardan önce, bir müze varsa veya gezilecek yer varsa gösterip, orası hakkında bildiklerini de anlatması çok keyifli oluyor. 

    donanımlı insanlar her zaman ilgimi çekmiştir. fuat hoca, mazhar alanson veya özkan uğur gibi popüler olan değildi. grubun bir üyesiydi ama diğer iki isme göre daha az medyatikti. mazhar ve özkan'ın filmlerde, hatta o ses türkiye'de jürilik yaptığını bile gördük. fuat hoca geride takılır, konser veya şarkı bazlı iş yapardı diye aklıma kazınmış. bu programda onun sanki günübirlikmiş gibi çıkıp birileriyle buluşması, bu kişilerle çok samimi olabilmesi bana çok epik gelmişti. sanki gezelim görelim, ya da yemek programı gibi sanatçı avına çıkıyordu adam bu program boyunca; "epica, evgeny grinko, kovacs, monica molina" gibi hani bizim çok bilmediğimiz ama bu işin gurmelerinin çok iyi bildiği kişilerle, gruplarla kafasına göre program çekmiş. 

    program 2023'de sona erdi ancak kayıtları youtube'da var. haftada bir kez, bu programlardan birini açıp tamamını izliyorum. sohbet kısmını da, röportaj kısmını da, performans kısmını da.. sanki bir mozaik gibi. her kısmından bir şeyler katıyorsun kendine. yeni şeyler, hatta bir yerde saklı ama keşfedemediğin şeyleri keşfediyorsun. fuat hoca, tam bir sanat aşığı gibi hakkını vererek çekmiş bu programı. 

    ben özellikle fransa, arles'e gittiği ve chico & the gypsies ile takıldığı bölümü sevmiştim. adam önce kültürel tur yaptırıp sonra içlerine sızmıştı bu ekibin. sanırım izlediğim ilk bölümdü ve en güzeliydi. çünkü konsepti de bilmiyordum, nereye varacağını tahmin edememiştim. hele finalde, pembe ceketiyle ekibin içine sızıp katkı verdiği; "amor mio" performansı en kral konserde bile nadiren denk gelinebilecek bir şovdu. benim en çok hoşuma giden şey zaten random bir müzik grubuna çabucak uyum sağlayabilmesi olmuştu fuat hocanın. sanırım bir işi çok sevmek ve o işten iyi anlamak böyle bir şey olsa gerek. bu program vesilesiyle fuat hoca benim gözümde çok gerçek bir müzisyendir. bazen fransızca konuşurken arada uyduruyor bazı cümleleri gibi geliyor ama olsundu bir sorun göremiyorum. 

    herhangi bir şeyi fazlaca tutkulu yapma isteğimin perçinlendiği bir program oldu. umarım hayat karşımda benzer adanmış işler çıkarıp daha körükleri içimdeki bir şeyleri iyi yapmaya dair olan isteklerimi... bu da aklımdaki başka bir meseleydi işte. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

dosya : stuart little 2

dosya : aygün abi

dosya : kaan tangöze