dosya : leyla ile mecnun
şimdilerde insanlar çoktan keşfettiği için bazılarının bildiği bir dizi oldu. ben yayınlandığı zaman izliyordum. çok da güzel buluyordum o dönem için, tabi çevremdeki kimse haberdar olmadığı için paylaşımlarım boşa gidiyordu. bi ara; "o gemi gelecek" tarzı dizinin en alınmayacak yerinden bir şey alıp paylaşan insanlar yüzünden soğumuştum. sonra acun exxen'e devamını falan çekti. biraz izledim de ı ıh yani. sonra sürdüremediler.
hikayenin en başına gidelim. bir akşam öylesine denk gelmiştim, ilk bölümleriydi tabi. karakterler tam oturmamış, tam bir trt komedi dizisi ayarında gidiyordu iş. sonra senarist burak aksak, açık alanları iyi değerlendirerek her bir ayrı karakterler yazabildi. elbette senaristin en büyük zaafı kadın karakter yazamamasıydı bence. erkek karakterlerin her birine bir özgünlük katarken, kadın karakterlerin -ki buna başrol de dahil- yapmacık durduğu söylenebilirdi. ben o yaşımda bile bunu çok fark ediyordum. sanki daha klişe şeyler kullanıyordu. oyuncuların kalitesizliğine de yorabiliriz bilemiyorum tabi.
en en başrol mecnun çınar karakteri eşsiz bir şeydi. gerçekten bir dönem öyle konuşmak, öyle davranmak ve öyle giyinmek istedim. bazen olmak istediğin erkek modeliydi tamamen. elbette oyuncu ali atay'ın da hakkını vermek lazım. ki o da sıyrılamadı bu rolden mesela, sonraki projelerde hep bir esinti vardı mecnun çınar'dan. finalde de dönüp dolaşıp aynı diziyi çekti. elbette aradan geçen yıllar hem oynayan kişide, hem de karakterde aynı tadı vermedi.
leyla ile mecnun'un ilk 29 bölümü kesinlikle tamamen orijinaldir. bütün taşlar yerinde yazılmıştır. senarist kafasındaki hikayeyi gerçekten de tane tane işleyebilmiştir. sonra da malum dayak olayı... üstünün nasıl örtüldüğünü bugün bile anlayamıyorum. arda karakteri çok komik ve özgündü ama oynayan oyuncu gidip de, dizinin başrolündeki kadını dövdü. sonra birden yangın çıktı. şiddete maruz kalan kadın işinden oldu mesela. ezgi asaroğlu, bir başka projede daha gördüm evet ama dayağı atan ushan çakır gerçekten de daha fazla iş yaptı. olayın ne olduğunu, kimin gerçekten hatalı olduğunu veya neden herkesin biletinin kesildiğini anlayamadım. diziyi devam ettirmeye bu kadar meraklıysanız, bence eski defterleri de kapatabilirdiniz. bütün bunları ezgi'nin suçlu olduğu bir senaryo için söylüyorum tabi ki. zaten suçlu değil mağdur ise ortada büyük bir rezalet var. zamanında nasıl çocuklar duymasın duo'su skandallarına rağmen toplum tarafından affedilip hiçbir şey olmamış gibi dönebildiyse ekrana, ezgi asaroğlu da dönerdi. en azından üçüncü sezon için bence.
ikinci sezondaki senaryo, bir aşk hikayesinden çok göndermeli konsept bölümlere dönmüştü. senaristi bu konuda kınayamayız elbette. gerçekten bir kriz anının içinde kalınmıştı ve senaryo baştan aşağı değişmişti diye düşünüyorum. üçüncü sezonda işi yine aşk hikayesine çevirme fikri oluştu, belki bir geri dönüş için. melis birkan, mecnun karakteri gibi konuşmaya başlayınca üçüncü sezon da çöp olmuştu zaten. hani dizi yayından kaldırılmasa bile, kötüye giden bir iş vardı. salt komedi yerine artık karakter oyunculukları ön plana çıktı. eh türk halkı da biraz sabırsızdır, amerika'da gibi onlarca sezon süren bir sitcom olamayacağı için de yenilik gerekecekti. bu yenilikler konusunda başarısız olunacağı sinyali vardı bence üçüncü sezonda.
yine de dizi özgündü. bugün bile imdb'de hala daha yüksek puanıyla duruyor yanlış bilmiyorsam. yayınlandığı dönem daha çok izlenseydi her şey farklı olurdu ama o günler için anlanabilecek bir durumda değildi. az evvel yenilikten bahsettim ama dizi zaten temel olarak yeni bir şeydi. devam ettikçe o yeni, normale evrilecekti ve yeni yeni gerekecekti.
ben özgün karakterleri ve her hafta olan bekleyişlerimi unutmuyorum. okulda mecnun çınar gibi konuşmaya çalışmalarımı, izlemediklerini bildiğim halde inatla birilerine diziden bir şeyler anlatmamı, ismail abi'nin dedeleri muhabbetini, gerçekten güzel olan müziklerini hep hatırlıyorum. fazla bir işti bence kesinlikle. insan ömrü hayatında böyle bir işe denk gelebildiği için mutlu oluyor açıkçası. senariste kırgın olduğum yönler var. keşke içinden geldiği gibi devam edebilseydi. biliyorum ki o da "ezgi" içeren bir dizi isterdi hep. hikaye özünde, başka birinin bulunabileceği bir hikaye değildi çünkü.
dizi hakkında hiçbir bilgi vermediğim sadece eleştirdiğim bir yazı oldu ama dedik ya olay tamamen; "kafamdakiler" işte. ara ara bir kesitini izlediğimde aklıma bunlar geliyor ve bir yerlerde keşkelerim kalıyor. çok daha güzel bir 100 bölüme sahip olabilirdi bu dizi. benim için çok çok güzel 29 bölüm ve geriye kalan yapılmış için yapılmış bölümler var.
bu da aklımdaki başka bir konuydu...
Yorumlar
Yorum Gönder