dosya : kulaklık
hayatımın ayrılmaz bir bütünü gibi bu kulaklık işi. müziği hoparlörden dinlemeyi hiç sevmem, ya da bir videonun sesini. tek başıma bile olsam bir kulaklık takma ihtiyacı hissederim. bu seneler evvelden gelen bir huy, insanları rahatsız etmemek ile örülmüş daha sonra ise benim dinlediğimi veya izlediğimi başkasının bilmesine gerek yok anlayışı ile evrilmiş. tabi tek başımayken de taktığımı fark edince işin delilik kısmını da yaşıyorum. en önemli konu şudur; "kulaklıklar her zaman bozulur!" çok ucuz sayılabilecek o kablolu kulaklıklarla başladı serüvenim. babamın telefonunun bir kulaklığı vardı ve takıp şarkı dinlemek isterdim. ancak bizim şahıs bu konuda da inanılmaz bir fikriyata sahipti, telefon aldığı gibi kulaklığı çöpe atardı. kulaklık takmak yanlış bir şeydi, beni her kulaklıklı gördüğünde hakaret ederdi mesela. ilk mp3 çalarımı aldığımda kulaklıklarla olan maceram başlamıştı. her zaman bir yedeğini bulundurmaya çalışırdım. çünkü aldığım kulaklıkl...